Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği Yayımlandı
24 Eylül 2026 tarihli ve 33380 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği ile sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerin sınıflandırılmasına, taksonomi uyum koşullarına ve raporlamaya ilişkin getirilen düzenlemeleri ve bunların işletmeler ile finansal kuruluşlar üzerindeki olası etkilerini ele aldığımız bilgi notunu dikkatinize sunarız.
Yayınlanma Tarihi: 02/10/2026

Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği Yayımlandı

24 Eylül 2026 tarihli ve 33380 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği (“Yönetmelik”), yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. 7552 sayılı İklim Kanunu’na dayanılarak hazırlanan Yönetmelik ile sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerin desteklenmesi, yatırımların bu alanlara yönlendirilmesi ve yeşile boyamanın önlenmesi amacıyla Türkiye Yeşil Taksonomisi’nin (“Taksonomi”) işleyişine ilişkin esaslar düzenlenmiştir.

Taksonomi, ekonomik faaliyetlerin belirlenen çevresel hedefler ve kriterler doğrultusunda sınıflandırılmasını sağlayan bir sistemdir. Avrupa Birliği Taksonomi Tüzüğü (Regulation (EU) 2020/852) ile benzer bir değerlendirme yaklaşımını benimseyen Yönetmelik, faaliyetlerin çevresel katkısının yanı sıra diğer çevresel hedefler üzerindeki etkilerinin ve sosyal koruma koşullarının da dikkate alınmasını öngörmektedir. Böylece sürdürülebilirliğe ilişkin değerlendirmelerin belirli ölçütlere dayanması ve raporlanan bilgiler üzerinden izlenebilmesi amaçlanmaktadır.

Taksonomi Kapsamındaki Faaliyetler ve Uyum Koşulları

Yönetmelik’in Ek-1’inde yer alan faaliyetler “uygun ekonomik faaliyet” olarak tanımlanmaktadır. Bu faaliyetlerin “uyumlu ekonomik faaliyet” sayılabilmesi için ise (i) çevresel hedeflerden en az birine önemli ölçüde katkı sağlaması, (ii) diğer çevresel hedeflere önemli zarar vermemesi ve (iii) asgari sosyal koruma önlemlerine uyması şartlarına birlikte uyulması gerekmektedir. Dolayısıyla bir faaliyetin Ek-1’de bulunması, tek başına Taksonomi ile uyumlu olduğu anlamına gelmemektedir.

Yönetmelik’te altı çevresel hedef belirlenmiştir:

  1. Sera gazı emisyonlarının azaltımı,
  2. İklim değişikliğine uyum,
  3. Su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve korunması,
  4. Döngüsel ekonomiye geçiş,
  5. Kirliliğin önlenmesi ve kontrolü,
  6. Biyoçeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması ile restorasyonu.

Diğer çevresel hedeflere önemli zarar vermeme koşulu, bir faaliyetin belirli bir çevresel hedefe sağladığı katkının, diğer hedefler üzerindeki olumsuz etkilerinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etmektedir. Bu nedenle, bir hedefe önemli ölçüde katkı sağlanması tek başına yeterli olmayıp faaliyetin diğer çevresel hedefler bakımından da ilgili teknik tarama kriterlerinde öngörülen önemli zarar vermeme koşullarını karşılaması gerekmektedir.

Asgari sosyal koruma önlemleri ise ulusal çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatının yanında, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün temel sözleşmelerinde işaret edilen ilkeler, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, OECD Çok Uluslu Şirketler Rehberi ve BM İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri doğrultusunda uyumun sağlanmasına yönelik prosedürleri kapsamaktadır. Bu nedenle Taksonomi değerlendirmesi, çevresel performansla birlikte işletmelerin çalışma hayatı ve insan haklarına ilişkin uygulamalarını da ilgilendirmektedir.

Faaliyetlerin çevresel hedeflere önemli ölçüde katkısı ve diğer çevresel hedeflere önemli zarar verip vermediği, İklim Değişikliği Başkanlığı (“Başkanlık”) tarafından belirlenecek teknik tarama kriterlerine göre değerlendirilecektir. Yönetmelik uyarınca, bu kriterler doğrultusunda katı fosil yakıt kullanılan üretim faaliyetleri çevresel açıdan sürdürülebilir ekonomik faaliyet olarak kabul edilmeyecektir. Teknik tarama kriterleri Başkanlığın resmî internet sitesinde yayımlanacak; güncelleme yapılması halinde yeni kriterler ilgili yılın 15 Aralık tarihine kadar ilan edilerek takip eden yıldan itibaren uygulanacaktır. Bu nedenle, Taksonomi uyumunun sürdürülmesi bakımından faaliyetlerdeki değişikliklerin ve teknik tarama kriterlerine ilişkin güncellemelerin düzenli olarak takip edilmesi önem taşımaktadır.

Raporlamanın Kapsamı ve Geçiş Dönemi

Yönetmelik, raporlama bakımından reel sektör işletmeleri ile finansal kuruluşlar arasında ayrım yapmaktadır. Ek-1 kapsamındaki faaliyetlerden en az birini yürüten kurum, kuruluş ve işletmeler, Başkanlığın yayımlayacağı şablonlar doğrultusunda ihtiyari olarak raporlama yapabilecektir. Aracı kurumlar, yatırım ortaklıkları, portföy yönetim şirketleri, bankalar ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri için ise raporlama yükümlülüğü öngörülmektedir. Bununla birlikte, geçiş dönemi kapsamında finansal kuruluşlar 1 Ocak 2029 tarihine kadar taksonomi raporlaması yapmak zorunda değildir. Bu kuruluşların raporlama usul ve esasları, ilgisine göre Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenecektir.

Raporlamalar, raporlamanın yapıldığı tarihten önceki yıla ait raporlama dönemini kapsayacaktır. Raporların, ilgili mali tablo döneminin bitimini takip eden altıncı ayın sonuna kadar Çevrimiçi Taksonomi Yönetim Sistemi’ne yüklenmesi gerekmektedir. Takvim yılı esaslı işletmeler bakımından bu süre, raporlanan yılı takip eden yılın 30 Haziran tarihinde sona erecektir. Özel hesap dönemi kullanan işletmeler bakımından ise altı aylık süre, özel hesap döneminin bitiminden itibaren hesaplanacaktır. Yönetmelik kapsamındaki tüm raporlamalarda teknik tarama kriterleri esas alınacaktır.

Anahtar performans göstergeleri, Taksonomi’ye uygun veya Taksonomi ile uyumlu ürün ve hizmetlere ilişkin hasılat, yatırım harcaması ve işletme gideri oranlarını içermektedir. Finansal kuruluşlar bakımından ayrıca faaliyetlerin çevresel sürdürülebilirliğini ve çevresel hedeflere katkısını gösteren oranlar kullanılacaktır. Yönetmelik’in 13’üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında raporlama yapan kurum, kuruluş ve işletmeler, uygun faaliyetlerden kaynaklanan hasılat, yatırım harcaması veya işletme giderlerinin ilgili toplam kalem içindeki payının %10’un altında kalması halinde ilgili göstergeyi raporlamaya dahil etmeyebilecektir. Bu eşik her bir kalem için ayrı değerlendirilecek olup finansal kuruluşlara yönelik genel bir istisna değildir.

Raporu tamamlayan taksonomi geçiş planı, işletmelerin teknik tarama kriterlerine uyum sağlamak veya düşük emisyonlu ekonomiye geçişten kaynaklanan riskleri yönetmek amacıyla hazırlayacakları stratejik planı ifade etmektedir. Bu plana ve raporların doğrulanmasına ilişkin ayrıntılar Başkanlık tarafından düzenlenecektir. 

Bilgilerin Açıklanması ve İdari Yaptırımlar

Çevrimiçi Taksonomi Yönetim Sistemi’ne yüklenen raporların kamuoyuna açık olması esastır. Sisteme yüklenen rapor dışındaki bilgi ve belgeler ise ilgili kurum, kuruluş veya şirketin izni dahilinde üçüncü kişilerle paylaşılabilecektir.

Yönetmelik’in 23’üncü maddesi, raporlama için gerekli bildirim, bilgi ve belge verme yükümlülüklerine aykırılık halinde İklim Kanunu’nun 14’üncü maddesinin altıncı, dokuzuncu ve onbirinci fıkralarının uygulanmasını öngörmektedir. Kanun’da öngörülen bilgi, belge ve veri verme yükümlülüğünü yerine getirmeyen veya yanıltıcı beyanda bulunan gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri hakkında uygulanacak idari para cezası, 2026/1 sayılı Tebliğ uyarınca 2026 yılı için 213.333 TL’dir. Cezayı gerektiren fiilin, cezanın ilgilisine tebliğinden itibaren üç yıl içinde tekrarlanması halinde ceza ilk tekrarda bir kat, ikinci ve sonraki tekrarlarda iki kat artırılacaktır. Kanun kapsamında her bir fiil için uygulanabilecek genel idari para cezası üst sınırı ise 2026 yılı için 62.745.000 TL olarak belirlenmiştir.

Yaptırım hükmü, Yönetmelik kapsamında raporlama yapanları kapsadığından, ihtiyari olarak raporlama yapmayı tercih eden işletmelerin de bildirim yükümlülüklerine ve sundukları bilgilerin doğruluğuna dikkat etmeleri gerekmektedir.

İşletmeler Bakımından Değerlendirme

Faaliyetlerin Taksonomi ile uyumunun hangi ölçütlerle değerlendirileceği ve raporlamanın nasıl yürütüleceği, Başkanlığın belirleyeceği teknik tarama kriterleri ve ilgili kurumların yayımlayacağı uygulama esaslarıyla somutlaşacaktır.

Finansal kuruluşlar, kendi göstergelerini hesaplarken raporlama yapan işletmelerin güncel verilerini esas alacak ve raporlamalarına konu işlemler bakımından Ek-1 kapsamındaki işletmelerden raporlama talep edebilecektir. Bu nedenle, doğrudan raporlama yükümlülüğü bulunmayan işletmeler de finansman ilişkileri kapsamında Taksonomi verilerini hazırlama ihtiyacıyla karşılaşabilecektir.

Bu süreçte işletmelerin, yürüttükleri faaliyetlerin Ek-1 kapsamında yer alıp almadığını incelemeleri, ilgili finansal ve çevresel verileri düzenli olarak izlemeleri ve faaliyetlerine ilişkin teknik tarama kriterleri ile uygulama düzenlemelerini takip etmeleri önem taşımaktadır. Raporların kamuoyuna açık olması esas olduğundan, açıklanan veriler ile reklam ve kurumsal iletişimde kullanılan çevresel beyanların tutarlılığı da gözetilmelidir.

Finansal kuruluşların ise 1 Ocak 2029 tarihine kadar tanınan geçiş dönemini, müşterilerden veri temini, göstergelerin hesaplanması ve raporların hazırlanmasına yönelik süreçlerini geliştirmek için değerlendirmeleri önem taşımaktadır. Bu hazırlıkların, ilgili düzenleyici kurumların belirleyeceği usul ve esaslar doğrultusunda tamamlanması, zorunlu raporlamaya geçişi kolaylaştıracaktır.


Yönetmelik'in metnine buradan erişebilirsiniz.

Saygılarımızla,
DL Avukatlık Bürosu

Yasal Uyarı | Çerez Politikası | Kullanım Koşulları | Kişisel Verilerin İşlenmesi Hakkında Aydınlatma Metni | © 2026 DL Avukatlık Bürosu