Reklam ve Pazarlama Faaliyetlerinde Üçüncü Kişilerden Elde Edilen Verilerin Kullanımına İlişkin KVKK Duyurusu Yayımlandı
Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından yayımlanan duyuru ile, üçüncü kişilerden elde edilen kişisel verilerin reklam ve pazarlama faaliyetlerinde kullanılmasına ilişkin temel ilkeler açıklığa kavuşturulmuştur. Duyuruda öne çıkan düzenlemeleri ve veri sorumluları bakımından dikkat edilmesi gereken hususları derlediğimiz bilgi notunu dikkatinize sunarız.
Yayınlanma Tarihi: 06/08/2026

Reklam ve Pazarlama Faaliyetlerinde Üçüncü Kişilerden Elde Edilen Verilerin Kullanımına İlişkin KVKK Duyurusu

Kişisel Verileri Koruma Kurumu ("Kurum") tarafından, 21.07.2026 tarihinde “Üçüncü Kişilerden Elde Edilen Kişisel Verilerin Reklam ve Pazarlama Amaçlı Kullanılmasına İlişkin Kamuoyu Duyurusu” ("Duyuru") yayımlanmıştır.

Duyuru’da, veri sorumlularının üçüncü kişilerden temin ettikleri iletişim bilgilerini reklam ve pazarlama amacıyla kullanmalarına ilişkin Kurum’a çok sayıda ihbar ve şikayet ulaştığı belirtilmektedir. Şikayetlere konu olaylarda, telefon numarası ve elektronik posta adresi gibi iletişim bilgileri üçüncü kişilerden temin edilmekte ve akabinde çağrı merkezleri aracılığıyla, herhangi bir aydınlatma yapılmaksızın ve açık rıza alınmaksızın, doğrudan pazarlama araması yapılmakta veya kısa mesaj  (SMS) gönderilmektedir.

Kurum tarafından yapılan değerlendirmede kişisel verilerin üçüncü kişilerden elde edilmiş olmasının, bu verilerin reklam ve pazarlama amacıyla işlenmesi için tek başına hukuki dayanak teşkil etmediği vurgulanmıştır. Nitekim, kişisel veri işleme faaliyetlerinde 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun ("Kanun") 5'inci maddesinde sayılan işleme şartlarından birinin her somut olay özelinde ayrıca uygulanabilir olması gerekmektedir.

Kişisel verilerin fiili imkansızlık veya ilgili kişiye ulaşılamaması nedeniyle doğrudan ilgili kişiden elde edilemediği durumlarda ise Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’in (“Tebliğ”) 6.maddesi uyarınca kişisel verinin elde edilmesinden itibaren makul bir süre içinde, ilgili kişiyle iletişim kurma amaçlı kullanımlarda ilk iletişim sırasında, aktarım söz konusuysa en geç ilk aktarım esnasında ilgili kişinin Kanun'un 10'uncu maddesindeki unsurları (veri sorumlusunun kimliği, işleme amacı, aktarılabileceği kişi ve amaçlar, toplama yöntemi ve hukuki sebebi, ilgili kişinin hakları) kapsayacak şekilde aydınlatılması gerekmektedir.

Duyuru'da ayrıca açık rızanın; belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanmış bir irade beyanı olması gerektiğinden bahsedilmiş, ilgili kişinin kampanyayı dinlemeye devam etmesi, görüşmeyi sonlandırmaması, soru sorması veya SMS'e ret cevabı vermemesi gibi zımni davranışların tek başına geçerli bir açık rıza teşkil etmeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca Tebliğ'in 5'inci maddesi uyarınca aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi ile açık rıza alınması birbirinden bağımsız iki işlem niteliğinde olup açık rızaya dayalı kişisel veri işleme faaliyetlerinde öncelikle aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmeli, ardından açık rıza ayrı bir irade beyanıyla alınmalıdır. Bu yükümlülüklere aykırı hareket ettiği tespit edilen veri sorumluları hakkında, Kanun'un 18'inci maddesi kapsamında, 2026 yılı itibarıyla 85.437 TL'den başlayıp 1.709.200 TL'ye kadar idari para cezaları söz konusu olabilecektir.

Veri Sorumluları Ne Yapmalı?

Kurum tarafından yayımlanan Duyuru doğrultusunda, veri sorumlularının özellikle reklam ve pazarlama faaliyetleri bakımından mevcut uygulamalarını gözden geçirmeleri önem arz etmektedir. Bu kapsamda veri sorumlularının;

·  Üçüncü kişilerden temin edilen iletişim bilgilerinin hangi hukuki işleme şartına dayanılarak işlendiğini her somut olay özelinde değerlendirmesi,

· Reklam ve pazarlama faaliyetlerinde açık rızaya dayanılması halinde, ilgili kişilere öncelikle Kanun ve Tebliğ uyarınca usulüne uygun şekilde aydınlatma yapılmasını ve açık rızanın bundan sonra ayrı bir irade beyanıyla alınmasını sağlaması,

· Çağrı merkezi senaryolarını, SMS içeriklerini, marka elçisi, referans ve benzeri yönlendirme mekanizmalarını Duyuru'da ortaya konulan ilkeler doğrultusunda uyumlu hale getirmesi,

· İlgili kişilerin sessiz kalması, görüşmeyi sonlandırmaması veya SMS'e ret cevabı vermemesi gibi zımni davranışları açık rıza olarak kabul eden uygulamalara son vermesi,

· Üçüncü kişilerden kişisel veri temin edilmesi süreçlerinde Tebliğ'in 6'ncı maddesi kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün zamanında ve usulüne uygun şekilde yerine getirildiğini tevsik edebilecek kayıt mekanizmalarını oluşturması,

· Reklam ve pazarlama faaliyetlerinde kullanılan politika, prosedür, çağrı merkezi süreçleri, sözleşmeler ve çalışan eğitimlerini duyuru doğrultusunda güncellemesi 


önerilmektedir.


Duyuru, kişisel verilerin üçüncü kişilerden temin edilmiş olmasının reklam ve pazarlama faaliyetleri bakımından tek başına hukuki dayanak oluşturmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu çerçevede veri sorumlularının üçüncü kişilerden kişisel veri temin ettikleri pazarlama süreçlerini ve özellikle aydınlatma ile açık rıza mekanizmalarını Duyuru'da belirtilen esaslar çerçevesinde yeniden değerlendirmeleri faydalı olacaktır.

 

Duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Saygılarımızla,

DL Avukatlık Bürosu

Yasal Uyarı | Çerez Politikası | Kullanım Koşulları | Kişisel Verilerin İşlenmesi Hakkında Aydınlatma Metni | © 2026 DL Avukatlık Bürosu